Bu Kariyer Benim…!

kagem-istuni-361Yüksel lisansımı tamamladıktan bir yıl sonra 2013 de İstanbul Üniversitesi Kariyer Gelişim Merkezinden bir teklif aldım; kariyer günlerinde öğrencilerin meslek seçimlerinde kendilerine yol gösterecek bir konuda konuşma yapmam rica edildi.

Yeni yeni eğitimler vermeye başladığım bir dönemde gelen bu teklif hoşuma da gitmişti. Birkaç gün düşünmek için izin istemiştim. Zira genç arkadaşlarıma tavsiye verirken kafalarını da allak bulak edip karıştırmak istemiyordum. Meslek seçimi çok zor ve kişinin hayatını direkt etkileyebilecek hassas da bir konu. Yanlış anlaşılabilecek bir mesaj verdiğimde kendimi sorumlu hissedeceğimi biliyordum. Tüm bu gelgite rağmen kabul ettim. Oturum başlığımı “Kariyer Benim, Yolumu Ben Seçerim” olarak belirledim.

Öz güven patlaması hissettiren bir başlık olduğunun farkındayım… bir saatlik bir konuşmada; ki içerisinde soru cevap kısmını da dahil ettiğimizde otuz ya da kırk dakikada amfiyi dolduran genç kardeşlerime doğru mesajlar ile kendilerine güvenmelerini anlatmam gerektiğine karar vermiştim. Asıl mesele de kendine güvenmenin yanında kendi değerlerinin, becerilerinin ve isteklerinin farkına varmalarını sağlamaktı.

Kariyer, her kişinin kendi sorumluluğundadır. Bu ne aileye, ne arkadaşlara, ne etrafa ne de şirketteki insan kaynakları çalışanlarına bırakılamayacak kadar kişisel ve özeldir. Öz değerleri ile yüzleşip farkındalığı artan bireyin mutlu olabileceği şartlar şekillenmeye başlamıştır. Becerilerinin ve güçlü yanlarının farkına vardığında da hangi işleri yapabileceğini daha rahat görecektir. Bu ikisi birleşince de kişinin kariyeri oluşmaya başlayacaktır. Tabii burada şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim; kariyer, kime göre? Neye göre? Etrafımızın bize dayattığı şeklinde bir şirketin en tepesine giden yolda dizlerimiz kanayıp, canımız acıyıp, hırslarımızın yönetiminde bize biçilen rolü oynamaya devam mı etmek? İç huzursuzluğumuza rağmen!.. Ya da öz değerlerimizle paralel becerip üstesinden gelebildiğimiz işlerle meşgul olup hayatın tadını da alarak mutlu bir iş yapmak mı!

calisan-bagliligiBaşarının ve başarılı olmanın insanı mutlu ettiği bir gerçek. Ben başarının değerleri ile çelişmeyen ve güçlü yönlerini kullanarak kendini rahat hissettiği işlerde çalışılınca elde edileceğine inananlardanım. Kişinin böyle bir işle meşgul olunduğunda başarının kaçınılmaz ve kariyer yapmasının da önünde bir engel olmayacağını düşünüyorum. Tabii ki her kişi “kariyer” kavramının içerisini kendi öz değerleri ile uyumlu bir şekilde doldurması gerektiği varsayımını cepte görüyorum…

blog-22Çoğu zaman okuduğumuz okulun bölümlerini bile bize uygun olup olmadığını pek fark etmeden çevremizden etkilenerek belirleyebiliyoruz. Durum böyle olunca okuduğumuz bölümün bize açacağı iş kapılarından girip adım atmaya başladığımızda yanlış bir patikada yürüdüğümüzü, ilerledikçe ve düşüp dizlerimiz kanayınca fark ettiğimiz oluyor. Büyük bir kısmımız yaralarımızı sarıp düşe kalka girdiği yolda devam etmeyi zorunluluk olarak görüyoruz. Kimilerimiz yol ayrımlarında farklı patikalara girip değişik yollarda yürüyebilmeyi deniyoruz. Kısmen daha azınlık bir kısmımızda tıpkı Susanna TAMARRO’nun kitabındaki yazdığı gibi “…bir yol ayrımına geldiğinde hangi yolla gireceğine hemen karar verme! Otur, biraz bekle. Yüreğinin sesini dinle… Hiç kimsenin ya da hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme. Sessizliğin sesinde yüreğinin seninle konuşmasını bekle. En iyi kararı kendinle baş başa kaldığında, yüreğinin sesini duyduğunda vereceksin. Yüreğin seninle konuştuğunda ayağa kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git…” kendi içine dönerek öz değerlerine ulaşıp mutlu olacaklarını bildikleri kendi kariyer kapılarını kendileri açmayı tercih ediyor.

Kendimize uygun kapıyı bulup, açıp yürüyüp gitme gücünü kendimizde gördüğümüzde işte o zaman ulaşacağımız nokta hayallerimizdeki iş mutluluğunu sağlayacaktır. Hayalimizdeki iş mutluluğunun da kendi değerlerimizle uyumlu bir şekilde içini doldurduğumuz “kariyer” e ulaşmamızı sağlayacağı bir gerçek.

Nasıl mı geçti konuşmam? Amfi neredeyse tamamen doldu. Konuşmamın sonuna kadar kimse terk etmedi… bana ayrılan süre bitip amfi dışına çıktığımda hala etrafımda iletişim bilgilerimi almak isteyen genç arkadaşlarım doluydu…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

İşe Girmenin İlk Adımı; Cv Hazırlama

17 yıllık çalışma hayatımın ilk yıllarında seyrek olsa da, tüm dönemlerinde işe alım konularından da ...

%d blogcu bunu beğendi: